islamiHit.com Arama Motoru
 
HAKİKATE AÇILAN KAPI
 
  Ana Sayfa
  Haftanın konusu
  Üç Ayların Fazileti
  Kur'an-ı Kerim oku ve dinle
  Kur'an-ı Kerim
  Oruç
  Hz.Ali'nin Öğüdü
  Hanım Sahabiler
  Allah Dostları
  Akaid İmamları
  Mezheb İmamları
  Altın sözler
  Sözde Selefilere reddiye
  İmam-ı Gazaliden
  Ahmed er-Rifai'den
  El-Hac Tarhan Bilgiç
  Marifetname
  Akide
  Nefsin Mertebeleri
  Tasavvuf adabları
  Tasavvuf Nedir?
  Mürşid-Şeyh Kimdir?
  Rifai Esası
  Zikir Mertebeleri
  Hz. Mehdi ve Kıyamet
  Öğütler
  => Abdulkadir Geylaniden
  => Mevlanadan
  => Gazaliden
  => Kalbin ayarı kaçarsa
  => Kalbin Hastalığı
  => Müridin Hali
  => Dünya Ahiret İşleri
  => Hasedin Kötülüğü
  => Allah'a Darılmamak
  => İnsanlar dört kısımdır
  => Edep Perdesini Açmamak
  => İman Ağacı
  => Rahmet Kapısı
  => Allah'ın Verdiğine Razı Olmak
  => İman Sahibini Tecrübe
  => Hakkı Şikayet Etmemek
  => Velilere Uymak
  => Allah'a Vasıl Olmanın Yolu
  => Teslim Olmak
  => Keşif ve Müşahede
  => Allah'a Yakınlık
  => Halkı Bırakmak
  => Manevi Ölüm
  => Dünya ve Hali
  => Vazife
  => Hayrı Tavsiye
  => 5 şey
  => Dört Kapı
  => Padişahın işi ne?
  => Tevbe ve İstiğfar
  Ruh
  Mekke ve Medine
  Esma Kasidesi
  Hz.Ali'nin Kasidesi
  Şiirler
  Şeytanın 12 sözü
  İletişim
  Anket
  Sayaç
  Namaz Vakitleri
Allah'a Yakınlık

 

ALLAH'A YAKINLIK

Abdulkadir Geylani

Manevi bir hal içinde bulunduğun zaman başkasını isteme. İser daha altını, ister daha üstünü. Hiçbir makam arzu etme...

Padişahın kapısına geldiğinde hemen içeri girmeği isteme Zorla içeri alınıncaya kadar bekle. Kendi isteğinle değil zorla içeri alınmalısın. Tekrar, takrar istemelisin. Pek nazlı da olma...

İçeri girmek için mücerret izinle de yetinme. Seni tecrübe için olabilir, belki de padişah tarafından deneniyorsundur... Koşma; bekle. Ta ki seni zorla içeri alsınlar. Bu şekilde içeri alınman senin için bir fazilet olur. Saraya bu şekilde girdikten sonra, seni kimse tekdir etmez. Tekdir ancak yapacağın kusurdan sonra gelir. O, seni bizzat içeri aldıktan sonra, korku da olmaz. Padişahın yaptığından mes’ul olmazsın. Ancak kendi isteğinle yaptığın şey sonunda mes’ul duruma düşersin. Yaptığın hareket neticesi, sana taarruz vaki olur.

Bu makamda senin için iyi olmayan şey kendi arzunla hareket etmendir... Sabrın azlığı, edebe riayetsizliğin, bulunduğun hale rıza göstermemen senin için hiç de iyi olmayan hareketlerdir...

Saraya girmek sana nasib olunca; başını önüne eğ, gözlerini etrafta gezdirmekten sakın. Edepli terbiyeli olarak, verilen her hizmet ve vazifeyi yapmağa çalış. Daha fazla yükselmeği isteme...

Ayet: “ Olara verdiğimiz dünyalıklara gözlerini çevirme, onları tecrübe etmek için, dünya süsü olarak kadın verdik. Rabbın sana verdiği rızık, hem hayırlı hem de devamlıdır...”

Allah-ü Teala, bu ayetle seçkin Peygamberine edep öğretiyor, dolayısıyla bize...

- < Halini muhafaza et, verilene razı ol...”

Buyrulmasındaki Murad:

- “Sana verdiğim pek çok hayır, peygamberlik, ilim kanaat, sabır, islam dini üzerindeki saltanat ve o yoldaki mücadele senin için en büyük nimettir... Ötekilere verdiklerimden daha iyi ve güzeldir.

Bütün hayır haddi bilmekte ve ona razı olmaktadır. Bununla beraber başkalarının hiçbir şeyine göz dikmemektedir. Başka bir şeye iltifat etmemektedir. Çünkü o baktığın ve arzu ettiğin şey üç kısma ayrılır. Birincisi, senin nasibin olmasıdır. İkincisi başkasının nasibi olma ihtimali. Üçüncüsü, ne senin ne de başkasınındır. İhtimal ki; Allah’ü Teala, onu bir tecrübe vasıtası olarak yaratmıştır...

Baktığın şey her ne ise... Eğer o, sana nasip olmuşsa ihtirasa düşüp ardından koşsan da gelir koşmasan da. İstesen de gelir, istemesen de Bu hale göre, mutlaka onu elde etmek için çırpınman ve edebe uymayan bazı hareketler yapman sana yakışmaz. Bu hal, ilim ve akıl ölçüsüne vurulursa hiç de sevilen bir şey olarak meydana çıkmaz.

Eğer o şey, başkasının nasibi ise.... çırpınman niçin?.. Çünkü o şey sana hiçbir zaman gelmez.

Yine o şey, ihtimal ki hiç kimsenin nasibi değildir, fitne ve tecrübe için yaratılmıştır. Böyle olduğuna göre, akıllı olan kimse nasıl nefsi için, böyle bir fitneyi ister. Ve kendine celb etmeği arzu eder?..

Bu izahlardan anlaşılıyor ki; bütün selamet ve iyilik, manevi hali muhafazada ve haddi tecavüz etmemededir...

Avuç içi kadar dar yerde de kalsan, geniş sahalara da çıksan, her ikisi de sana göre musavi olmalı... Ve yukarıda anlattığımız halini ve edebini muhafaza etmeğe çalışmalısın. Başını önüne eğ. Çok edepli ol... Daha da üstün vazife görmeğe çalış. Çünkü padişaha en çok sen yakınsın, senin kabahatin de çabuk görülür. Bu sebepten senin için tehlike daha fazladır.

Bulunduğun halin daha üstüne ve daha aşağısına geçmeği isteme. Orada sabit kalmayı, baki olmayı arzu etme. Bulunduğun vazifenin şeklini değiştirmeğe yeltenme... Böyle bir şey yapmağa senin bir selahiyetin yoktur. Böyle bir şey yaparsan nimetleri inkar yolunu tutmuş olursun; bu ise, dünya ahirette sahibini utandırır...

Sonuna kadar, anlattığımız şeyleri yapmağa çalış... Neticede öyle bir hale gelirsin ki, o halde senin için bir makam verilir. Seni ondan hiç ayırmazlar. Sen de onun, Allah tarafından bir vergi olduğunu anlarsın. Böyle oluşun delili ve beyanı meydandadır, bunu bilir ve o halin devamına çalışırsın...

Veliler için haller vardır. Ebdal için makamlar vardır. Ve sana hidayeti Allah nasip edecektir....

Saat  
   
Facebook beğen  
   
Reklam  
   
Ayet  
  Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. Kalktığın zaman Rabbini hamd ile tesbih et.
( Tur suresi 48. ayet)
 
Hadis  
  Çok kaygı çekme, mukadder olan olur, takdir olunan rızkında sana gelir.  
 
  Gel aldanma bu dünyaya sonu viran olur birgün. Senin kurduğun bu demler elbet yalan olur birgün. Hangi güzel yüz ki toprak olmadı, hangi ceylan göz ki yere akmadı.  
ziyaretçi 81830 ziyaretçi (182565 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=