islamiHit.com Arama Motoru
 
HAKİKATE AÇILAN KAPI
 
  Ana Sayfa
  Haftanın konusu
  Üç Ayların Fazileti
  Kur'an-ı Kerim oku ve dinle
  Kur'an-ı Kerim
  => Fatiha
  => Ankebut suresi
  => Yasin suresi
  => Muhammed suresi
  => Fetih suresi
  => Rahman suresi
  => Vakıa suresi
  => Haşr suresi
  => Mulk suresi
  => Cinn suresi
  => Nebe' suresi
  => İnşirah suresi
  => Asr suresi
  => Maun suresi
  => Kafirun suresi
  => Nasr suresi
  => İhlas suresi
  => Felak suresi
  => Nas suresi
  Oruç
  Hz.Ali'nin Öğüdü
  Hanım Sahabiler
  Allah Dostları
  Akaid İmamları
  Mezheb İmamları
  Altın sözler
  Sözde Selefilere reddiye
  İmam-ı Gazaliden
  Ahmed er-Rifai'den
  El-Hac Tarhan Bilgiç
  Marifetname
  Akide
  Nefsin Mertebeleri
  Tasavvuf adabları
  Tasavvuf Nedir?
  Mürşid-Şeyh Kimdir?
  Rifai Esası
  Zikir Mertebeleri
  Hz. Mehdi ve Kıyamet
  Öğütler
  Ruh
  Mekke ve Medine
  Esma Kasidesi
  Hz.Ali'nin Kasidesi
  Şiirler
  Şeytanın 12 sözü
  İletişim
  Anket
  Sayaç
  Namaz Vakitleri
Nas suresi

114-EN-NAS SURESİ

Bu mübarek sûre de Felâk sûresini müteakip Medine-i Münevvere'de nazil olmuşun. Altı âyet-i kerîmeyi ihtiva etmektedir. Ve Kur'an-ı Kerim'in son yüz on dördüncü sûre-i celîlesi bulunmaktadır, insanların âlemlerin Rabbi'ne sığınmalarını emrettiği için kendisine böyle "Nâs süresi" adı verilmiştir. Bu hikmetli sürede ne gibi bir jeyden dolayı CenabHak'ka sığınılmasını beyan buyurduğu cihetle kendisinden evvelki Felâk süresi ile aralarında büyük bir münâsebet vardır.

 

 

 

 

1. De ki: İnsanların Rab'bine sığınırım.

1.       Bu s üre-i celîle de insanları vesveseleri ile saptırmak isteyen gerek cin taifesinin ve gerek bir takım şeytan tabiatlı insanların serlerinden Kâinatın Yarat ıcısı'nın koruma ve himayesine sığınmanın lüzumunu ihtar buyurmaktadır. Şöyle ki: Ey Nebilerin, Resullerin sonuncusu!. Ve ey İnsanların ve Cinlerin Peygamberi! Dua ve niyazda bulun (De ki:) Ben (insanların Rab'bine sığınırım.) İnsanları yaratan, besleyen, koruyan, terbiye eden, edeblendiren Kerim Yaratıcıya sığınırım.

 

 

 

 

2.  insanların Melik'ine..

2.        Ve istirhamına devam ederek de ki: (Nâs'ın Melik'ine..) sığınırım. Yâni: Bütün insanların sahibi, hükümdarı, işlerini idare eden ve bütün insanlığın selâmet ve saadetini temin edecek olan hükümlerin koruyucucu ve emredicisi bulunan Yüce M âb uda sığınmayı bir kulluk vazifesi bilirim.

 

 

 

 

3.  İnsanların İlâhına., -sığınırım-.

3.    Ve yine niyazına devam ederek de ki: (İnsanların İlâhına..» Sığınırım. Yâni: Bütün mahlükatın Yaratıcısı, sahibi, olmakla beraber ilâhlık ve Mâbudluk sıfatına sahip bulunan ve O'nun yegâne varlığından başka bu Yüce sıfata sahip bir kimse bulunmayan Allah-ü Teâlâ Hazretlerine sığınırım.

 

 

 

4.  O gizlice vesvese verenin şerrinden.

4.   (O gizlice vesvese verenin) Yâni: Kalplere yanlış düşünceleri düşürmek isteyen şeytanın ve şeytan tabiatında bulunan aldatıcı kimselerin (şerrinden.) dolayı Allah'ın himayesine sığınırım. O vesveselere kapılmak tehlikesinden emîn olmayı niyaz eylerim.

"Vesvâs" esasen vesvese, yâni: Gizli ses mânâsına olup insanın içersine kötü düşünceleri bırakan şeytandan ve o gibi vesvese veren kimselerden ibarettir. "Hannâs" da geri çekilen, sinsi sinsi çalışan, fırsat gözeten, vakit vakit fazlaca vesvese veren, aldatmaya çalışan demektir.

 

 

 

5.  Ki: O, nâs'in göğüslerinde vesvesede bulunur.

5. Evet.. O şeytandan Cenab-ı Allah'a sığınmalıdır. (Kİ..O) Pis (insanların göğüslerinde vesvesede bulunur.) onun bunun içerisine yanlış kuruntular düşürür, bâtıl şeyleri süslü göstererek bir nice gafilleri aldatır, onları güzelce düşünmekten mahrum bırakır, felâketlere uğratmış olur.

 

 

 

 

6. -O vesvese veren- gerek cinden ve gerek insandan -olsun, hepsinden de Allah'a sığınmalıdır-.

6. Gerçekten de öyle pek büyük birer düşman olan aldatıcı kimselerden, o kalplere vesveseler düşüren din düşmanlarından kaçınılmalıdır, öyle vesvese veren (gerek cinden ve gerek insandan) olsun.. Herhangi bir taifeden bulunmuş ise bulunsun, onların hepsinden de kaçınılmalıdır, onların şerlerinden Al I âhTeâlâ'ya sığınmalıdır. Başka türlü bir kurtuluş çaresi yoktur.

"Bu ilâhî emir gösteriyor ki: İnsanları aldatmaya, sapıtmaya çalışanlar, iki guruptur. Birincisi cin şeytanlarıdır ki, bunlar vakit vakit insanların içerlerine vesvese düşürür, insanları yanlış bir yola sürüklemek isterler. Diğerleri de insan şeytanlarıdır ki: Bunlar daha büyük, daha kurnaz şeytanlardır. Bunlar çok kere kendisini iyiliksever göstererek bâtıl fikirlerini, vesveselerini başkalarına telkine çalışır dururlar. Şüphe yok ki: Açık düşmanlara karşı direnmek, nispeten kolaydır. Fakat gizli düşmanlara, kalplere vesvese düşürmeğe çalışan şeytan tabiatlı kimselere karşı koymak pek zordur. Onlara karşı pek uyanık bir hâlde bulunmak lâzımdır.

Çünkü, böyle bir düşman, insanı yalnız maddî ve geçici bir hayattan mahrum bırakmış olmaz. Belki insanın ebedî, manevî hayatını zehirleyerek onu en büyük mahrumiyetlere, cezalara uğratmış olur. Binaenaleyh akıllı bir insan, dostu ile düşmanını tanır, ne cin şeytanlarının vesveselerine kıymet verir, ne de insan şeytanlarının lâkırdılarını dinlemeye tenezzül eder.

"Allah'a hamd olsun" elimizde bir terazi vardır, hakiki bir ölçü mevcuttur. O da muazzam Mabudumuzun kudsî hükümleridir, yüce emirleri ve yasaklarıdır. Bunlara muhalif olan herhangi bir söz, herhangi bir hareket, doğru değildir. Artık kendi selâmet ve saadetini düşünen bir mütefekkir insan; öyle dil veya yazıyla olan zararlı telkinlere, aldatmalara kıymet vermez, İslâm dininin gösterdiği selâmet ve hidâyet yolunu takibe çalışır, ebedî muvaffakiyetlere nail olur.

Kısacası: İnsanın manevî varlığını, ebedî selâmetini yok etmek isteyen, insanı ruhan zehirleyerek ebedî hüsrana düşürmeğe çalışan kimselerden sakınmanın pek ehemmiyetine işaret için olmalıdır ki: Bu süre-i celîlede kendisine sığınmakla emrolunan yüce zâtın hem Rablığı, hem mâlikiyeti, hem de ilâhlığı beyan buyrulmuştur.

Binaenaleyh biz mü'mînler dâima o kerîm, rahîm Mabudumuzun himayesine sığınırız, bizleri görünür, görünmez düşmanlardan korumasını istirham eyleriz. Bizleri gaflet, cehalet uykularından kurtararak ruhlarımızı Kur'an'ın nurları ile aydınlatmasını niyazda bulunuruz. Ey lütuf ve ihsanı sonsuz olan mukaddes Mabudumuz!. Bu âciz kulunun kusurlarını da afv buyur, inleyen kalbini genişleterek Kur'an'ın feyizlerinden yararlandırır, peygamberlerin efendisi hürmetine.

"Kabulünü Yüce Allah'tan istirham etmekte olduğum bu eserin naçizane tarihine hicrî "1, Muharrem 1381" senesinden başlanılmış ve "27, Zilhicce 1384" senesinde sona erdirilmiştir. Kabulünü Cenab-ı Hak'tan niyaz eder, Peygamber Efendimiz Hazretlerinin şefaatlerini istirham eylerim.

Saat  
   
Facebook beğen  
   
Reklam  
   
Ayet  
  Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. Kalktığın zaman Rabbini hamd ile tesbih et.
( Tur suresi 48. ayet)
 
Hadis  
  Çok kaygı çekme, mukadder olan olur, takdir olunan rızkında sana gelir.  
 
  Gel aldanma bu dünyaya sonu viran olur birgün. Senin kurduğun bu demler elbet yalan olur birgün. Hangi güzel yüz ki toprak olmadı, hangi ceylan göz ki yere akmadı.  
ziyaretçi 81028 ziyaretçi (180637 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=