Loading...

İmam-ı Eşari


Eşari

Ebul- Hasen Eşari Hazretleri

Ebû Abdullah Hafif (rahmetullahi aley) bir hatırasını, şöyle nakleder: Gençliğimde, İmam Eşari hazretlerini görmek üzere Basraya gitmiştim: Oraya vardığımda heybetli ve güzel, yaşlıca bir zat ile karşılaştım. Kendisine sordum: Ebül- Hasen Eşari hazretlerinin evi nerededir? Onu niçin arıyorsun? deyince, dedim ki: O mübarekleri çok seviyorum ve görüşmek istiyorum. Bunun üzerine tebessümle, cevap verdi: Öyleyse yarın, erkenden buraya gel! Ertesi sabah, namazdan sonra oraya gittim. Beni yanına alıp, Basra zenginlerinden birinin evine götürdü! Kendisini görünce, saygıyla yer verdiler... Mutezile fırkasının meşhûr alimleri de, orada bulunuyorlardı. Hepimiz oturunca, mutezile alimlerine bazı sualler soruldu. Onlar da cevap veriyordu ki; beni oraya götüren zat, söyledikleri yanlış şeyleri red ile doğrusunu bildirmeye başladı...Ben de yanımda oturana sordum: Bu doğruları söyleyen kimdir? O kimse taaccüble (şaşkınlıkla): İmam Eşariyi tanımıyor musun?. Hayret doğrusu! dedi. O zaman, meseleyi anladım. Münazaralardan sonra, Hazreti İmam, dışarı çıktı. Ben de beraber çıktım. Gene tebessümle sordu: Ebül-Eşariyi ve süylediklerini, nasıl buldun bakalım? Fevkalade! cevabını verdikten sonra, ben de kendilerine sordum: Efendim! O mecliste siz niçin, kendiniz sual sormadınız da! Hep onların sorularına cevap verdiniz? Bunun üzerine buyurdu ki: Biz onlarla, konuşmak istemiyoruz! Ancak Allahü tealanın dininde; yanlış ve sapık sözler söylenince, reddediyoruz! Yanlış olduklarını isbat ile, doğrusunu bildiriyoruz.
Kurtuluş
Ehl-i Sünnet itikadının, iki imamından biri, İmam Eşari, diğeri, İmam Matüridi hazretleridir. Soyu Eshab-ı kiramdan; Ebû Mûsel- Eşari hazretlerine ulşır! Adı: Ali b. İsmail olup, künyesi: Ebül-Hasendir. Hicri 266 yılında, Basrada doğdu. Üvey babası, mutezile kelamcılarından Ebû Ali Cübbainin müridi idi. Bu sebeple o da; bu bozuk yol üzerinde yetiştirildi. 40 yaşına kadar, mutezile fırkasında bulundu. Nihayet 40 yaşında; Ramazan-ı şerifin ilk günlerinde, bir rüya gördü. Rüyasında, sevgili peygamberimiz buyurdular ki: Ya Ali! Bizden rivayet edilen yola, yardım eyle! Ebül-Hasen çok şaşırdı ve sevindi ama, kimseye birşey demedi! Ramazanın ortalarına doğru ikinci defa, rüyada peygamber Efendimizi görmekle şereflendi. Resûlullah Efendimiz sordular: Sana söylediğim husus, ne oldu? sonra sözlerine devamla, emrettiler ki: Bizden bildirilen yola, sünnetime yardımcı ol! Bu yola uy!. Ebül-Hasen ikinci rüyadan sonra;kelam ile uğraşmayı terketti. Üçüncü defa Ramazan-ı şerifin 27nci (kadir) gecesi; İki cihan güneşi Peygamber Efendimizi, tekrar rüyada gördü. Buyurdular ki: Bizden rivayet edilen yola, sünnetime yardımcı olmanı emretmiştim. Ne yaptın? Ebül-Hasen özür dileyerek, şöyle sordu: Mesele ve delillerini öğrenmek için, 30 yıl harcadığım(Mutezileyi) nasıl terk edeceğim! Sevgili Peygamberimiz cevaben buyurdular ki: Allahü teala sana, ilahi yardımıyla nusret eyledi! Bunu yakinen bilmeseydim, öyle emreder miydim?. Bu rüyadan uyandıktan sonra, heyecanla şunları söyledi: Haktan öte, sapıklıktan başka bir şey yok!
Onbeş gün, evinden çıkmadı. Meseleleri inceleyip; derin tetkikte bulundu. Sonra Basra Camiinde, kürsüye çıkıp: Ey insanlar! Aranızda olmadığım zamanlarda, dikkatle düşündüm.İnsafla inceledim. tercih husûsunda zorlanınca, Allahü tealalaya niyaz ettim! Beni doğruya eriştirmesi için yalvardım. Rabbim de beni, hidayete kavuşturdu. Mutezilenin bütün itikadlarından vazgeçip, kurtuldum. diyerek, Ehl-i sünnet itikadına girdiğini; herkese ilan etti!
İlim Deryası
Sevgili Peygamberimiz, Ehl-i sünnet itikadını aıçkça bildirmiştir. Eshab-ı kiramın hepsi iman bilgilerini, daima aynı kaynaktan aldılar. Tabiin ise bu bilgileri; Eshabtan öğrendiler. Daha sonrakiler de, onlardan aldılar. Böylece (Ehl-i sünnet) bizlere, nakil ve tevatür yoluyla ulaştı. Bu bilgiler, akıl ile bulunamaz! Akıl sadece, onları anlamaya yardımcı olur. Hadis-i şerif alimlerinin hepsi, Ehl-i sünnet itikadında idiler. Ameldeki 4 mezheb imamları da aynı itikadda idiler. İtikad mezhebimizin 2 imamı olan Maturidi ve Eşari hazretleri de; Ehl-i sünnet mezhebinde idiler. Her iki imam aynı, mezhebi yaymağa çalıştılar. İmam MÂturidi ve imam Eşari hazretleri, ayrı 2 mezheb kurmuşlardı. Eshab-ı kiramın, Tabiin ve dört Mezheb imamının ve sonraki Ehl-i sünnet alimlerinin; nakil ve tevatür yoluyla itikad bilgilerini açıklamışlardır. O bilgileri kolaylaştırmak için, kısımlara bölmüşler ve herkesin anlıyabileceği şekilde yayınlamışlardır. MÂturidi(rahmetullahi aley) İmam Azam hazretlerinin talebe zincirine dahildir.İmam Eşari ise, İmam Şafii hazretlerinin talebe zincirindedir. Bu iki büyük alimin yaşadıkları devir aynı ise de; bulundukları yerler ayrı ayrı idi. Karşılarındaki düşünüş ve davranışlar değişik olduğundan; müdafaa metodları tenkidleri de birbirinden farklı idi. Bu farklılık, mezheblerin ayrı olmasını icab ettirmez! Sonra gelen binlerce alim ve veli bu iki yüce imamın kitaplarını inceleyerek; ikisinin de(Ehl-i sünnet) mezhebinde olduklarında ittifak etmişlerdir.
İki imamın ve hocalarının ve onların hocaları olan, ameldeki 4 hak mezheb imamlarının ve kendilerine tabi olanların; imanda, itikadda bir tek mezhebi vardır: Ehl-i sünnet vel cemaat! Çünkü İslamiyet, bütün insanlara, bir tek imanı ve itikadı emretmektedir. İmanın esasları ve nasıl itikad edileceğine ise; bizzat Sevgili Peygamberimiz Muhammed (s.a.v) tebliğ buyurmuşlardır.